Cevabı "dolaylı hakaret" olan soruda erkeğe "boynuzlu" deyince eşine tam olarak "ne denmiş" oluyor da kadın hakarete uğramış oluyor. YÖK üyeleri açıklarlarsa biz mantıksız ve güvensiz kadınlar çok seviniriz.
Açıköğretim Jandarma ve Polis Önlisans Meslek Eğitimi Programı'nın final sınavında sorulan "kadına özgü davranış" sorusu üzerine geçen hafta Türkiye'de kıyamet koptu.
Radikal gazetesi, Bakan Nimet Çubukçu'nun verdiği haklı tepkiyi "şık yanıt" olarak duyurdu.
Evet, tabi ki şıktı, tabii ki eskiden kadından sorumlu Milli Eğitim Bakanı'nın bir tepki vermesi gerekiyordu ama şimdi eğri oturalım doğru konuşalım, şu ünlü soruya, şıklarına ve "doğru" olarak kabul edilen "konuşkan" cevabına bir daha bakalım.
Ve asıl "doğru nedir, ne değildir, kadınlar konuşkan mıdır, konuşkan olmak kötü müdür, konuşmamanın sonuçları nedir, gazetelerin 3. sayfalarında 'cinnet geçirdi hepsini biçti' haberlerinin kahramanı erkekler birazcık konuşabilseydi şu anda kaç can daha hayatta olurdu?" bir bakalım.
Geleceğin jandarma ve polislerine, yani güvenip de canımızı - Fatih Altaylı'nın (kesinlikle benim değil) deyimiyle "bacakaramızı" emanet edeceğimiz kişilere - sınavda sorulan soru şu: (Bu arada bu soruyu teste göre yanlış yanıtlayanlar da neden polis ya da jandarma olamıyor, bunu sorgulamak da lütfen bir polis ya da jandarmanın aklına geliversin.)