İTİRAZIN İKİ ŞARTI - - - çok olmadığımız kesin - çok olan tarafta değiliz - çok olan tarafta olmayacağız - türkiye'de kürt olacağız - kürtlerde ermeni - ermenilerde süryani - gidip almanya'da türk olacağız - hollanda'da surinamlı - fransa'da cezayirli - iran'da azeri - amerika'da zifiri zenci olacağız - çoğalan zencide mutlaka kızılderili - israil'de filistinli - köpeğin karşısında kedi - kedinin karşısında kuş - kuşun karşısında börtüböcek - hakemler hep karşı takımı tutacak - ve biz hep yedi kişiyle tamamlayacağız maçı - çiçeklerden kamelya olacağız - az kolumuzun tarafında - solda olacağız - bu itirazın ilk şartı - solda da az olacağız - devrimi çoğaltırken çünkü - bir başka devrime hızla azalacağız - bu da itirazın ikinci şartı - - - 1997 (Sevgili Yoldaş Kurbağalar) --- --- --- Nevzat ÇELİK -- -- -- wWw.EgitimUx.Com
EgitimUx - EğitimUx'a Hoşgeldiniz...

Site Bilgi (Bilgiçerik)

  • Güncel ve Eğitim Haberleri, Duyurular
  • Plan, proje, etkinlik örnekleri
  • Eğitime destek programları, uygulamalar
  • Psikolojik Danışma ve Rehberlik çalışmaları
  • GPL Linux haberleri, duyurular...
  • Özgürlükçü Site EgitimUx'a Hoşgeldin


    Parolamı unuttum?

    Henüz kayıtlı değilmisiniz?
    Şimdi kaydolun!
     
       
    Ana Bölüm
    Ana Sayfa
    Haberler
    Ekle
    Arşiv
    Konular

    Yükleme Merkezi
    Ekle
    Popüler
    En Çok Oylanan

    Web İlişimleri
    Ekle
    Popüler
    En Yüksek Oranlı

    İnceleme - Araştırma
    Eğitim Forumu
    _MI_NEWBBPLUS_VIEWSINCE
    Son Gönderilenler
    En Çok Görüntülenen
    En Aktif
    Arşiv

    SSS
    Oylamalar
    Desteklediklerimiz
    Bizimle İlgili
    İletişim
    Sözleşme
    Bağlantılar
    Bizi Önerin
    Google R&H
    EgitimUx Yönetim
    EgitimUx... Özgürlük İçin...
    Genişlet/Daralt   Genişlet/Daralt
    Kolaysite.Net - Ücretsiz Arayüz ve Tema Arþivi
    YAŞAM : : Soframızdan Eksilen İnsanların Hüznü...
     Ekleyen eiao. tarih 2007/11/17 0:28:24 (Okunma 4892)

    Soframızdan Eksilen İnsanların Hüznü...

    Soframızdan Eksilen İnsanların Hüznü...

    Herkesin "mateminde hissemiz olduğunu" unutturmayan yüzleşemediğimiz yaşanmışlıklar hala kanıyorken orta yerde, şiddetin her türüne karşı olmak bu kadar zor mu?

    Cadde kenarındaki apartmanların balkonlarına asılı bayraklar, bayraksız balkonları işaretliyor, tıpkı önüne ya da arkasına bayrak asılan arabaların, bayraksız olanları işaretlediği gibi.

    Büyük bir bayrak taşıyan 50-60 kişilik grup, öldürmeye ve ölmeye dair sloganlar atarak yürüyor ana caddeye doğru.
    Aslında yoksulluğunun, umutsuzluğunun, geleceksizliğinin öfkesini kusan bütün bu insanlar; ölümü değil yaşamı savunmanın boynumuza borç olduğunu bilmiyorlar mı diye düşünüyorum, müzmin bir umutlu olarak.

    Kan dökerek galip gelen, mağlup olandan binlerce kat daha yeniktir hayatın karşısında, binlerce kat daha eksiktir insanlığında diye tekrarlayıp duruyorum kendime.



    Üstelik hep yoksullar ölüyor savaşlarda, sağ kalıp dönenleri bekleyense, yine yoksul bir hayat oluyor.

    Gazete haberleri

    Haberlerinde sadece bir sayı olarak yazdıklarının, soframızdan eksilen bir insanın hüznü olduğunu unutturup, durmadan öldürmeye ve ölmeye övgüler sıralıyor gazete manşetleri.  Başka başka sözcüklerle örülü ninnilerle büyütülen gençler ölüyor, acemisi oldukları hayatta ustalaşmadan.

    Acının milliyeti yok 

    Bütün ninniler sevgiye ve yaşama dairken, anaların diline vurulan yasağın utancı susmuyor içimde. Nice umutlarla büyüttükleri çocuklarının matemini tutan kadınların gözbebeklerinde aynı keder büyüyor; gözyaşlarının etnik kökeni yok, yaşanan acının milliyeti yok.

    Herkesin mateminde hissemiz olduğunu* unutturmayan yüzleşemediğimiz yaşanmışlıklar hala kanıyorken orta yerde, şiddetin her türüne karşı olmak bu kadar zor mu?

    Maraş’ta 80 yaşındaki Cennet Kadın’ın gözlerini tornavida ile oyan zalimliğin, insanlığın boyunu kısaltıp bir cüceye döndürdüğünü görmüyor mu hiç kimse?

    Kendisinden farklı düşünüyor diye Sivas’ta şairleri ateşe verip yakan yobazlığın, insanlığı kör ettiğini bilmiyor mu hiç kimse ?

    12 Eylül’de bu toprakların insanlarını yok eden zulmün, soframızdaki ekmeği, yüreğimizdeki düşleri çaldığını anımsamıyor mu hiç kimse?

    Anaların yüreklerini tarumar eden acıyı, anaların çığlıklarını işitmiyor mu hiç kimse?

    Kapısına ne zaman kara kilit vurduk kalplerimizin, ne zaman kendi çocuklarımızdan daha kıymetsiz oldu başka anaların çocukları, bilen var mı?

    Çocuklarımıza savaş adını koymaktan vazgeçmenin zamanına ne zaman gelecek saatin akrebi, akrebin yelkovanı?
    Şiddeti durdurmanın, mümkünü bu kadar uzak mı?

    Savaş çığlıkları atanların, ölümü kutsayanların, milliyetçiliği insan olmanın önüne koyanların hedefinde; bu topraklarda yaşayan insanların türküleri değil sadece, birbirimizin külüne muhtaçlığımız var.

    Ve keşke ağacı yeşermiyor yeniden.

    * Milliyet Sanat'ın son sayısında bu ifadenin "Tokatlızade Şekip"e ait olduğu yazıyor.

     

    İlgili Linkler


    RunCms Copyright © 2002 - 2009
- Free Opensource CMS System - 
- Click here to visit our mainsite! -
    Görsel Düzenleme EIAO
    Enteresan İşler Anonim Ortaklığı
    Copyleft © 2003-2008 EgitimUx.Com - Tüm Hakları Saklıdır.
    - Sayfa Oluşturulması 0.09896 Saniye -