İTİRAZIN İKİ ŞARTI - - - çok olmadığımız kesin - çok olan tarafta değiliz - çok olan tarafta olmayacağız - türkiye'de kürt olacağız - kürtlerde ermeni - ermenilerde süryani - gidip almanya'da türk olacağız - hollanda'da surinamlı - fransa'da cezayirli - iran'da azeri - amerika'da zifiri zenci olacağız - çoğalan zencide mutlaka kızılderili - israil'de filistinli - köpeğin karşısında kedi - kedinin karşısında kuş - kuşun karşısında börtüböcek - hakemler hep karşı takımı tutacak - ve biz hep yedi kişiyle tamamlayacağız maçı - çiçeklerden kamelya olacağız - az kolumuzun tarafında - solda olacağız - bu itirazın ilk şartı - solda da az olacağız - devrimi çoğaltırken çünkü - bir başka devrime hızla azalacağız - bu da itirazın ikinci şartı - - - 1997 (Sevgili Yoldaş Kurbağalar) --- --- --- Nevzat ÇELİK -- -- -- wWw.EgitimUx.Com
EgitimUx - EğitimUx'a Hoşgeldiniz...

Site Bilgi (Bilgiçerik)

  • Güncel ve Eğitim Haberleri, Duyurular
  • Plan, proje, etkinlik örnekleri
  • Eğitime destek programları, uygulamalar
  • Psikolojik Danışma ve Rehberlik çalışmaları
  • GPL Linux haberleri, duyurular...
  • Özgürlükçü Site EgitimUx'a Hoşgeldin


    Parolamı unuttum?

    Henüz kayıtlı değilmisiniz?
    Şimdi kaydolun!
     
       
    Ana Bölüm
    Ana Sayfa
    Haberler
    Ekle
    Arşiv
    Konular

    Yükleme Merkezi
    Ekle
    Popüler
    En Çok Oylanan

    Web İlişimleri
    Ekle
    Popüler
    En Yüksek Oranlı

    İnceleme - Araştırma
    Eğitim Forumu
    _MI_NEWBBPLUS_VIEWSINCE
    Son Gönderilenler
    En Çok Görüntülenen
    En Aktif
    Arşiv

    SSS
    Oylamalar
    Desteklediklerimiz
    Bizimle İlgili
    İletişim
    Sözleşme
    Bağlantılar
    Bizi Önerin
    Google R&H
    EgitimUx Yönetim
    EgitimUx... Özgürlük İçin...
    Genişlet/Daralt   Genişlet/Daralt
    Kolaysite.Net - Ücretsiz Arayüz ve Tema Arþivi
    EĞİTİM : : Haydi Çocuklar Kantine!
     Ekleyen eiao. tarih 2007/11/20 21:29:02 (Okunma 182)

    Haydi Çocuklar Kantine!

    Haydi Çocuklar Kantine!

    Yemekhaneler, beraber yaşamayı, sosyal alanı beraber kullanmayı teşvik eden okul mekanları. Oysa kantinler, sıra kapma, hızlıca yemeğini bitirme gibi tüketim toplumu alışkanlıklarını besleyebiliyor.

    Neoliberal dünya görüşü kendi ayakları üzerinde duran bireyi sever. Bu dünyada, "normal" birey kendi kendisine yeten bireydir. Sosyal ihtiyaçlarını kendi yolları ile karşıladığı ölçüde bağımsızdır ve topluma "sağlıklı" bir şekilde katılır. Yaşamımızın her alanına sinsice sokulan bu dünya görüşünün gölgesinde, insanların birbirlerine ve sosyal kurumlara bağımlı olduğunu ve hayatımızın her aşamasında bakıma ihtiyaç duyduğumuzu çoktan unuttuk...

    İstanbul'da tam gün eğitim veren ilköğretim okullarında sıcak öğle yemeği yasağı uygulaması tam da bu neoliberal dünya görüşünü destekleyen bir uygulama: Okul, çocuğun karnının aç olup olmadığını dikkate almak durumunda olmayan, sadece çocuğa ders öğreten bir kurumdur. Çocuğun beslenme gibi en temel ihtiyacının karşılanmamış olması okulu ilgilendirmez ve ilgilendirmemelidir.



    Bu yaklaşım doğrultusunda, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tam gün eğitim veren ve yemekhanesi olan okullarda yemek verenlere yasal işlem yapılacağını açıkladı. Çocukların eğitimi yanında beslenmesi ile de ilgilenen okullar cezalandırılacak. Evet, çocuklar artık yalnız başınasınız, kendi kendinize yetmeyi öğrenin. Öğle yemeğinizi kendiniz getirin ya da gidin kantinden tost alın, gazoz alın... Buyrun, doyurun karnınızı... Kendi kendine yeten birey olma, küçük yaştan itibaren çocuklara eğitim sistemi içerisinde öğretilen bir vatandaşlık hali.

    Oysa okullarda verilen öğle yemeği, çocukların eğitim içerisinde ihtiyaçlarının karşılanması açısından en önemli sosyal politika araçlarından biri. Zehirlenme, yemekhane rantiyesi gerekçelerinin arkasına sığınılamayacak kadar da önemli... Her şeyden önce çocukların okullaşmasını etkiliyor. Okulun sıcak öğle yemeği veriyor olması birçok çalışan anne ve babanın okul tercihlerini belirliyor. Diğer yandan evlerinde yeterli besini temin edemeyen, hatta kahvaltı etmeden okula gelen birçok yoksul çocuğun temel beslenme ihtiyacı okul yemeği yolu ile karşılanabiliyor. Okulda verilen sıcak öğle yemeği çocukların derslere konsantrasyon düzeyini ve dolayısıyla okul başarısını etkiliyor. Ayrıca kantinde satılan gıdaların çocukların beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olamayacağı gibi, dengesiz beslenmeyi tetiklediği, yeni sağlık sorunları yarattığı beslenme uzmanları tarafından sıkça dile getiriliyor.

    Yemekhane kültürünün belki de en güzel taraflarından biri çocukların beraberce ve düzenli bir şekilde yemek yeme alışkanlığını edinmeleri. Yemekhaneler, beraber yaşamayı, sosyal alanı beraber kullanmayı teşvik eden okul mekânları. Oysa kantinler, sıra kapma, hızlıca yemeğini bitirme gibi tüketim toplumu alışkanlıklarını besleyebiliyor. Muhakkak hepimizin okul yıllarında kantin itiş kakışlarında ezilmişliği vardır...

    Dayanışmayı güçlendirir

    Japon çocuklarına göre, yemekhanede beraberce öğle yemeği yemek okul yaşamının en güzel taraflarından biri, hatta arkadaşları ile dayanışma ağlarını güçlendiren bir sistem. Japon çocukları okul yemeğinin (kyushoku) okula gitmenin en iyi kısmı olduğunu söylüyorlar (Kimiko Barber, Financial Times, 17 Haziran 2007). Japon okullarında öğle yemeği vaktinde çocuklar değişimli olarak mutfaktan yollanan yemeği arkadaşlarına servis yapıyorlar, diğerleri sıraya girerek yemeklerini alıyorlar ve hep birlikte teşekkür ettikten sonra öğretmenlerinin gözetiminde öğle yemeğini yiyorlar. Bugün Japon devlet okullarında 5-12 yaşları arasında 11 milyon çocuk okulda sıcak yemek yiyor.

    Yemekler okul mutfağında hazırlanıyor ve devlet, okullarda beslenme sistemini yakından takip ediyor. Her üç okula bir diyetisyenin düştüğü Japonya'da okul yemeklerinin besin değerini düzenleyen bir yönerge bile mevcut. Okul yemeği çocuğun günlük ihtiyaç duyduğu kalori miktarının yüzde 33'ünü, kalsiyum miktarının yüzde 50'sini ve tavsiye edilen protein ve vitamin ihtiyacının yüzde 40'ını karşılamalı. Japon sistemi kuşkusuz kendine özgü bir sistem, ama yemekhanede beraber yemek yemenin çocuk yaşamında önemini vurgulayan bir sistem olma özelliği açısından izlenmeye değer.

    İngiltere'de de okul yemeği eğitim hayatının vazgeçilmez öğelerinden biri. Hatta, son yıllarda ülke siyasetinin de gündemine giren tartışma konularından biri. İngiltere'de okul yemeklerini yemek firmaları getiriyor. Meşhur İngiliz aşçı Jamie Oliver yemek firmalarını karşısına alarak, 2004 yılında, İngiltere'de okul yemeklerinin besin değerlerinin yükseltilmesi için bir kampanya başlattı. "Beni daha iyi besle" (Feed me better) kampanyası. Okulları ve öğle yemeklerini konu alan televizyon programında Jamie Oliver, çocukların yapay gıdalara maruz kaldığını, kızarmış patatesin bolca tüketildiği okullarda çocukların pırasayı tanıyamaz hale geldiğini gözler önüne serdi. 2006 yılında İngiliz okulları yapay gıdaları yemek mönülerinden çıkardılar. İngiliz okul yemekleri artık en az iki porsiyon sebze ve meyve içermek durumda.

    2008 yılında itibaren de ilköğretim okullarında verilen öğle yemeklerinin vitamin değerlerinin de artırılması isteniyor.
    Hiç şüphesiz, okul yemeğinin veriliş yöntemi, hatta finansmanı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir, takdir edilebilir, eleştirilebilir. İngiltere'de olduğu gibi daha iyi hale getirilmesi için mücadele verilebilir. Ancak burada önemli olan ve Japonya ve İngiltere örneğini değerli kılan sıcak öğle yemeğinin okul gününün vazgeçilmez bir parçası olması. İki sistemde de okulun, çocuğun beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde bir sosyal refah alanı yaratması. Burada aksayan bir şeyler varsa, çözüm onu topyekûn ortadan kaldırmak olmamalı. Okullarda öğle yemeği verilmesi çok önemli bir sosyal politika aracı. Bunun daha iyi işletilmesi, denetlenmesi ve tüm çocuklar içim erişilebilir olmasının yolları aranmalı. Yani, devletin yasaklamak yerine tüm çocuklara parasız öğle yemeği sağlayacak bir sistem kurması çok önemli bir sosyal talep ve bugün Türkiye'de fevkalade yaygın bir sorun oluşturan yeterli beslenemeyen çocukların durumunun okulda ele alınması "iyi toplum" tahayyülümüzle yakından ilgili.

    * Başak Ekim Akkan, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu

    ** Yazı 18 Kasım'da Radikal 2'de yayımlandı.

    Radikal - İstanbul

    20 Kasım 2007, Salı

     

    İlgili Linkler


    RunCms Copyright © 2002 - 2009
- Free Opensource CMS System - 
- Click here to visit our mainsite! -
    Görsel Düzenleme EIAO
    Enteresan İşler Anonim Ortaklığı
    Copyleft © 2003-2008 EgitimUx.Com - Tüm Hakları Saklıdır.
    - Sayfa Oluşturulması 0.09516 Saniye -