İTİRAZIN İKİ ŞARTI - - - çok olmadığımız kesin - çok olan tarafta değiliz - çok olan tarafta olmayacağız - türkiye'de kürt olacağız - kürtlerde ermeni - ermenilerde süryani - gidip almanya'da türk olacağız - hollanda'da surinamlı - fransa'da cezayirli - iran'da azeri - amerika'da zifiri zenci olacağız - çoğalan zencide mutlaka kızılderili - israil'de filistinli - köpeğin karşısında kedi - kedinin karşısında kuş - kuşun karşısında börtüböcek - hakemler hep karşı takımı tutacak - ve biz hep yedi kişiyle tamamlayacağız maçı - çiçeklerden kamelya olacağız - az kolumuzun tarafında - solda olacağız - bu itirazın ilk şartı - solda da az olacağız - devrimi çoğaltırken çünkü - bir başka devrime hızla azalacağız - bu da itirazın ikinci şartı - - - 1997 (Sevgili Yoldaş Kurbağalar) --- --- --- Nevzat ÇELİK -- -- -- wWw.EgitimUx.Com
EgitimUx - EğitimUx'a Hoşgeldiniz...

Site Bilgi (Bilgiçerik)

  • Güncel ve Eğitim Haberleri, Duyurular
  • Plan, proje, etkinlik örnekleri
  • Eğitime destek programları, uygulamalar
  • Psikolojik Danışma ve Rehberlik çalışmaları
  • GPL Linux haberleri, duyurular...
  • Özgürlükçü Site EgitimUx'a Hoşgeldin


    Parolamı unuttum?

    Henüz kayıtlı değilmisiniz?
    Şimdi kaydolun!
     
       
    Ana Bölüm
    Ana Sayfa
    Haberler
    Ekle
    Arşiv
    Konular

    Yükleme Merkezi
    Ekle
    Popüler
    En Çok Oylanan

    Web İlişimleri
    Ekle
    Popüler
    En Yüksek Oranlı

    İnceleme - Araştırma
    Eğitim Forumu
    _MI_NEWBBPLUS_VIEWSINCE
    Son Gönderilenler
    En Çok Görüntülenen
    En Aktif
    Arşiv

    SSS
    Oylamalar
    Desteklediklerimiz
    Bizimle İlgili
    İletişim
    Sözleşme
    Bağlantılar
    Bizi Önerin
    Google R&H
    EgitimUx Yönetim
    EgitimUx... Özgürlük İçin...
    Genişlet/Daralt   Genişlet/Daralt
    Kolaysite.Net - Ücretsiz Arayüz ve Tema Arþivi
    YAŞAM : : Hediye Alsan da Dert, Almasan da...
     Ekleyen eiao. tarih 2007/11/23 23:56:35 (Okunma 2517)

    Hediye Alsan da Dert, Almasan da...

    Hediye Alsan da Dert, Almasan da...Öğretmenler Günü'nde Hediye Alsan da Dert, Almasan da...

    Öğretmenler Günü'nde "alınan/verilen" hediyeler ççok çeşitli: "Çiçek, kalem, defterin dışında yarısı yenmiş bir simit, çaydanlık takımı ve banyo lifi..."

    Öğretmen Barış'a göre "Bir güzel söz yeter" veli Balkan "Yarım simidini hediye verdiği öğretmeni oğluma gerizakalı teşhisi koymuştu..." diyor.

    Yarın Öğretmenler Günü. Öğretmenlere, öğrencilere ve velilere 'hediyeleşme' meselesini soruldu:

    Öğretmen hediye istemiyor, "Bir güzel söz yeter" diyor, öğrencilerse "Öğretmenin hakkı hediyeyle ödenmez ama hediye parası da bel büküyor" diyor.

    Alan da veren de memnun olmasa da illaki hediye alınıyor. Hediyeler arasında yarısı yenmiş bir simit, çaydanlık takımı ve banyo lifi var...



    "Öğretmenim yeni bir sayfa açalım, yaramazlıklarımı unutun"

    "Öğretmenler hediye istemiyor ama çocuklar alınca mutlu oluyorlar" diyen Songül Barış, Seyrantepe'de sekiz senedir ilkokul öğretmenliği yapıyor.

    Bugün aldığı hediyeler arasında süs eşyaları, kıyafet, takı, oğluna oyuncak, çaydanlık takımı, banyo lifi var.

    "Rahatsız oluyorum. Çünkü çocuklar hediye alınca kendilerini önemli hissediyor, sevgilerini bu yolla göstereceklerini düşünüyor. Oysaki çoğu çocuğun hediye alacak parası yok. Özellikle onlar adına daha çok üzüntü duyuyorum."

    Barış sadece hediye almıyor, mektup da alıyor. Bir öğrencisi yaptığı yaramazlıkları Öğretmenler Günü'nü vesile ederek unutturma çabasıyla "Öğretmenim gelin yeni bir sayfa açalım, bir daha sizi hiç üzmeyeceğim" demiş.

    Barış'ı gülümseten mektupların dışında hüzünlendirenler de var: "Siz benim hayatımda en önemli kişiliksiniz" yazan mektup gibi. Barış "Bir öğretmen bundan daha büyük hediye alamaz" diyor.

    "Yarısı yenmiş simidini hediye veren oğlum..."

    Ama her öğretmen Barış kadar tok gözlü değil. 56 yaşındaki Aysel Balkan artık emekliye ayrılmış bir "öğrenci velisi" olarak yıllar öncesinden kalan bir anısını anlatıyor:

    "Öğretmenler Günü'nde ilkokul birinci sınıfa giden oğlum, ona verdiğim harçlıkla simit almış ve yarısını öğretmenine 'hediye' olarak vermiş. Oğlum kelimeleri doğru telaffuz edemiyor ve bazı harfleri söyleyemiyordu. Bu durum evde bize sevimli geliyordu. Üstünde durmuyorduk.

    Fakat bu 'yarım simit' olayından sonra sınıf öğretmeni beni okula çağırıp oğlumun haftada üç gün zeka seviyesi düşük olan öğrenciler için oluşturulan bir programa kaydolması gerektiğini söylediğinde şoke oldum. İtiraz ettim, oğlum simidini paylaşacak kadar iyi niyetli bir çocuktu, hepimiz onu sevimli bulduğumuz için, konuşmasını düzeltmiyordu. Zekasıyla ilgili bir sorun yoktu. Zaten on beş gün içinde evde onu çalıştırdım ve her harfi düzgün söyledi. Ama çok stres yaşadı. "

    "Öğretmenime hiç hediye almadım çünkü..."

    32 yaşındaki Bertan Deniz özel sektörde çalışıyor:

    "80'lerde, Ankara'nın bir köyünde ilköğretime başladım. İlkokulda öğretmenime hiç hediye almadım. Yaramazlık yaptığımız için, kendi aramızda Kürtçe konuştuğumuz için 'dayak' yerdik. Öğretmenler Günü'nde öğretmenler bizi sıraya sokar, ellerini öptürürlerdi."

    "Başöğretmen Atatürk'ün büstüne bir de öğretmene çiçek"

    Seniha Sezer 24 yaşında. Reklamcılık yapıyor. "Öğretmenler Günü'yle ilgili çok heyecanlı anıları olan bir öğrenci olmadım hiç. Mecbur çiçek, kalem, kitap alırdık, hediye vermeden olmazdı. Ailemizden hediye parasını günler öncesinden isterdik. 'Başöğretmen Atatürk'ün büstüne de çiçek koyardık, onun için de ekstra masraf ederdik. Öğretmenlerin hakkı hediyeyle ödenmez ama hediyeler de belimizi bükerdi.

    BİA Haber Merkezi - İstanbul

    23 Kasım 2007, Cuma

     

    İlgili Linkler


    RunCms Copyright © 2002 - 2009
- Free Opensource CMS System - 
- Click here to visit our mainsite! -
    Görsel Düzenleme EIAO
    Enteresan İşler Anonim Ortaklığı
    Copyleft © 2003-2008 EgitimUx.Com - Tüm Hakları Saklıdır.
    - Sayfa Oluşturulması 0.09745 Saniye -