Bebek Ölümleri ile İlgili Basın Açıklması
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım ünitesinde 13 bebeğin ölümü ile ilgili olarak SES İzmir Şube Başkanlığı ve Pratisyen Hekimler Derneği İzmir Şube Başkanlığının basın açıklaması:
BASINA ve KAMUOYUNA,
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım ünitesinde 13 bebeğimizi kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Çocukların yitiren annelerin ve babaların acısını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz. Yoğun Bakım Ünitesinde çalışan tüm sağlık çalışanlarının üzüntülerini paylaşıyoruz. Üzüntülüyüz çünkü daha 2 ay önce Ankara ZTB Hastanesinde bir ay içerisinde 42 bebeğimizin kaybı halen aklımızda ve yüreğimizde ikin şimdi de aynı üzüntümüze İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kaybettiğimiz bebeklerimiz eklendi.
Belki de gelecekte Ülkemize ve insanlığa katkıda bulunabilecek bu bebeklerimizi niçin kaybettiğimizi tüm toplum olarak sorgulamalıyız.
Bebeklerimizin ölüm nedenleri için henüz elimizde somut veriler olmadığından, kanıta dayalı olarak konuşma konumunda bugün için değiliz. Afaki konuşmaların hem kendimize, hem sağlık çalışanlarına hem da topluma haksızlık olacağını düşünüyoruz. Ancak üzerimize düşen sorumluluk gereği bu ölümlerin sorumlu ve nedenleri üzerine kararlılıkla gitmek gerektiğini açıklıkla söylüyoruz. Sadece sorumlular değil, nedenlerin üzerine de gitmek gerektiğini tekrarlıyoruz; çünkü bu gün, buradaki nedenler yarın bir başka yerdeki nedenlerle aynı olabilecektir. Aynı nedenler aynı sonuca yol açarak bebeklerimizi kaybetmemize, anne ve babaların evlat açısını tüm yaşamları boyunca çekmelerine yol açacaktır. Sadece kişileri cezalandırma anlayışı, diğer bir deyişle suçu paylaşmak yerine birilerinin sırtına yıkma anlayışı sorunu çözmekten uzak, kendini kurtarmak çabasından başka bir anlama gelmemektedir.
Bu amaçla nedenleri açığa çıkarmak ve bu nedenler içinde sorumluluğu olanları da belirlemek için;
1- Sağlık Bakanlığı beylik açıklamalarla, aileleri ve toplumu yatıştırmaktan öteye gitmeyen, yeni bebek ölümlerine meydan vermeyecek şekilde davranmaya çağırıyoruz. Bunun içinde Bakanlığın hem savcı, hem yargıç olmaktan çıkması gerekmektedir. Ankara'da ZTB Hastanesinde bağımsız bir inceleme heyetinin çalışma yapmasına Hastane tarafından izin verilmemiştir. Biz aslında izin vermeyenin hastane yönetimi olmadığını, bizzat sağlık bakanı Recep Akdağ olduğunu da biliyoruz. Kendi çıkarları için gerçekleri gizlemeye çalışmanın sorunları çözmek yerine yeni sorunların yaşanmasına yol açtığı bir kez daha açığa çıkmıştır. Bu nedenle TTB'nin de içinde yer aldığı, Uzmanlık Dernekleri, Üniversitelerden ve sendikalardan katılımcıların olacağı bilimsel, bağımsız bir araştırma heyetine izin verilmelidir.
2. Tüm toplum olarak nasıl bir sağlık hizmeti olması gerektiğine karar vermeliyiz. 1980’li yıllardan beri adım adım sağlık sisteminin para kazandıran bir sistem haline gelmesi doğrultusunda tüm hükümetler yasal düzenlemeler yaptılar. 2003 yılından itibaren de Sağlık Bakanı recep Akdağ'ın yürüttüğü Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık sistemimiz tam anlamıyla para kazandıran, sağlığı ticarileştiren bir süreci yaşamaktadır. Bu tıbbın hastanın sağlığını ve çıkarını hiçbir menfaat beklemeden kanıta dayalı bilimsel tıp uygulamalarının terk edilmesidir. Tüm toplum kesimlerini nasıl bir tıp ve nasıl bir sağlık sistemi istediğimize ilişkin kendimize sorular sormaya ve birlikte karar vermeye çağırıyoruz. Nasıl hastanın hekim seçme özgürlüğünden bahsediyorsak aynı şekilde hastaların nasıl bir tıp ve nasıl bir sağlık sistemi seçme hakları olduğunu düşünüyoruz. Birlikte özgürce bir seçimde bulunmak için herkese çağrı yapıyoruz.
Biz Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak yaşanan sorunun gerçek nedenlerini AKP Hükümeti tarafından uygulanan sağlık politikalarının sonuçları olarak değerlendiriyoruz.
PRATİSYEN HEKİMLİĞİ DERNEĞİ SES İZMİR ŞUBESİ
İZMİR ŞUBESİ