Saddam'ın Laneti
"İdamı hak edenler, Irak ve halkıyla boşu boşuna uğraşanlar ve uyuyan fitneyi uyandıranlardır. Irak'taki savaş bütün ölçülerde illegal olduğu için savaşa özgürleştirme sıfatı vermeye çalışanların işgalinden başlayıp komik mahkemeye kadarki bütün düzenlemeler illegaldir"

SADDAMIN LANETİ
Irak Yüksek Mahkemesi temyiz dairesinin eski devlet başkanı Saddam Hüseyin, Bar-zan Tikriti ve devrik devrim mahkemesi başkanı Avad El Bender hakkında verilen idam kararlarını onaması, hatta temyiz dairesinin Taha Yasin Ramazan'ın ömür boyu hapis cezasının idama çevrilmesi talebi bile sürpriz ve şaşırtıcı olmadı. Zira yargılamanın başından sonuna kadar bir fabrika ürünü olduğu ve kararlarının doğal olarak önceden Bağdat'ta değil, Washington ve özellikle de Beyaz Saray'da alındığı herkesin malumu.
KUŞKULAR GÜÇLENİYOR
Saddam'ın yargılanması tiyatrosu hakkında çok şey söylendi ve yazıldı ancak kararın onanmasının ve temyiz kabul etmeyen infazının bir ay gibi kısa süreyle sınırlandırılmasının zamanlaması, Irak savaşının hedefinin sözde demokrasi sancağını yükseltmek ve Iraklıları Saddam diktatöründen kurtarmak olmadığı ve asıl hedefin Irak'ı parçalamak ve şu an yaşadığı iç savaşa getirmek olduğu noktasındaki kuşkuları güçlendiriyor. Başkan Bush, şu ana kadar Irak'ta yaşananları henüz savaş düzeyine çıkmadığında ısrar ediyor.
Şayet Baker ve Hamilton şahsi olarak Bush'la bizzat görüşmüşlerse ve birkaç hafta önce raporu kendisine sunmaları akabinde yaptıkları basın toplantılarındaki ' acil istenen, Irak'taki şartların yatıştırılması ve sorun bir ay değil, birkaç hafta ve birkaç günlük sorun' yollu açıklamalarını tekrarlamışlarsa Irak eski devlet başkanının 30 gün zarfında hatta başbakan Nuri El Maliki'nin tahmin ettiği üzere ay sonundan önce idamına onay verilmesini nasıl açıklayacağız? Acaba Saddam'ın şu an idamını, Iraklıları birleştirme çabası olarak mı adlandırmalıyız yoksa tutuşan ve uçuruma doğru giden mezhep ateşine kasıtlı olarak benzin dökmek olarak mı değerlendirmeliyiz?
HEDEF IRAK'IN PARÇALANMASI
Bu türden sorular bizleri işgalcinin niyetleri hakkında kuşkulanmaya zorluyor ve bizleri zamanlamadaki hedefin, Irak'taki kaynama derecesini yükseltmek, mezhepler ve ırklar arasındaki nefreti körüklemek olduğu hususunda ikna ediyor. Bu türden sorular yine bizleri Irak'ın ilk valisi Paul Bremer'in ordunun feshedilmesi, yüz binlerce asker ve subayın terhis edilmesi ve ardından Baas partisinin kökünün kazınması yasasının çıkarılması emirlerinin boş ve aptalca icraatlar değil, çalışılmış bir planının parçası olduğu düşüncesine sevk etmektedir. Açıklanmamış hedef, Irak'ın parçalanması ve İsrail'i tehdit eden bir güç olarak varlığını ortadan kaldırmak için iç savaş kıvılcımının atılmasıdır.
Saddam Hüseyin Halepçe'de yaşandığı üzere Kürtleri vurmak için kimyasal silahlar kullanarak insanlığa karşı suç işlemişse ABD ve Britanya işgalinin Irak'taki suçlarına ne diyeceğiz ve işgalin salgılarını nasıl adlandıracağız? Felluce, Enbar katliamları ve Ebu Gureyp cezaevindeki skandallar hakkında ne diyeceğiz? Ölüm milisleri, resmi ölüm timleri, yağmalama ve gasp çeteleri, silah ve uyuşturucu mafyaları hakkında ne diyeceğiz? Kent sokaklarında öldürülmüş veya nehir sularına atılmış ve toplu mezarlardan daha kötü sayılan kimliği belirsiz ceset halkaları hakkında ne diyeceğiz? Amerikan insani yardım kuruluşlarının vardığı istatistiklere göre bu ülkenin Mart 2003'te işgalinden bu yana yaklaşık 650 bin Iraklının öldürülmesine ne diyeceğiz?
Bu hikâye vatanın bir bütün olarak idamının ve cesedinin parçalanmasının hikâyesidir. Hiç kimse kendisine sormuyor mu: Dünyanın süper devletini kendisine hiçbir tehdit oluşturmayan bir devlete savaş açmaya, bütün hukuku, meşru, ahlaki ve insani engelleri aşmasına, Birleşmiş Milletlere meydan okumasına, Irak rejimini düşürmesine ve ardından ülkenin etnik ve mezhebi devletçiklere bölmesine iten sebep ne? İdamı hak edenler Irak ve halkıyla boşu boşuna uğraşanlar ve uyuyan fitneyi uyandıranlardır.
İdamı hak edenler Irak'a mezhepçi savaş sepetini girdirenlerdir. Çünkü Irak Saddam döneminde en azından birleşikti ve Saddam'ın düşmesine sevinenler, Saddam cehenneminin ABD cennetinden kat kat iyi olduğunu anlamaları sonrası şimdi hesaplarını gözden geçirmek zorunda kaldılar. Irak'taki savaş bütün ölçülerde illegal olduğu için savaşa özgürleştirme sıfatı vermeye çalışanların işgalinden başlayıp komik mahkemeye kadar ki bütün düzenlemeler de illegaldir. Saddam'ım özgürlükleri sınırladığı, zulmettiğini, Kuveyt'i işgalinde ve ABD'nin telkiniyle İran'la savaşmasında hata ettiğini inkar etmiyoruz. Fakat ABD işgali Irak'ın tamamını müsadere etti, halkını kırımdan geçirdi, ölüm, korloı, fakirlik ve cehalet ekti. Bu yüzden Saddam'ın idamı daha fazla sorun yaratacak ve Iraklılar arasında savaşları derinleştirecektir.
ABD'nin geçen dört yıl zarfında Araplara ve Müslümanlara sundukları bu. Yoksa Condaleezza Rice'ın müjdelediği 'yapıcı kaos' bu mu? Kaos ve yapıcılık ancak böylesine iğrenç bir ifadede buluşabilirdi. Saddam'ın böylesine intikamcı bir üslupla yargılanması doğru mu? Oğul Bush, Irak istihbaratının, Kuveyt ziyareti sırasında öldürmeye çalıştığı baba Bush'un intikamını almak istiyor. Caferi, Maliki ve Rabii, Sad-dam'ı canlı yayında idam ipi boynunda beyanat vererek görmek suretiyle şahsi kinlerini dindirmek istemektedirler. Fakat Irak'ın veya Saddam'ın laneti, Bush'un Irak direnişine karşı koyma noktasındaki başarısızlığının delili olmayacak sadece. Aynı zamanda tarih, Irak'ın dünyadaki ABD hegemonyasının geri sayımının başladığının baş sebebi olduğunu yazacak. (Ürdün gazetesi Düstur, 28 Aralık 2006)