Bu nasıl demokrasi yolu???

BAŞBAKAN ERDOĞAN DEMOKRASİ YOLUNDAYIZ DEDİ AMA: Bu nasıl demokrasi yolu???
AKP Grup toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eksiksiz ve tam bir demokrasi yolunda olduklarını savundu. "Ne var ki zihinsel engellerin aşılması, bazen kurumsal engellerin aşılmasından daha zor olabiliyor" diyen Erdoğan, halkın imtiyaz değil adalet istediğini belirterek, Türkiye'nin kalkınması ve refahının önündeki engeller olarak bazı kurumları işaret etti:
"Hızla değişen gündem içinde bazı temel meselelerimiz ne yazık ki çabuk unutuluyor. Biz eksiksiz ve tam bir demokrasi yolundayız. Bütün bunların önünde kurumsal engellerin yanı sıra zihni engeller debulun-duğunu da biliyoruz. Bu engelleri aslında kısmen aştık ama geride kalanları da hızla aşmak zorundayız. Ne var ki zihinsel engellerin aşılması, bazen kurumsal engellerin aşılmasından daha zor olabiliyor. Yönetimde şeffaflık ilkesinin sağlanması, halkın bilgiye ulaşma kanallarının aşılması, bize göre Türkiye'nin en önemli meselelerinden biridir."
DEVLET ŞEFFAF ZEMİNDE OLMALI
Hukuk devletinin "sırlar dünyasında" değil, şeffaf bir zeminde olacağını vurgulayan Erdoğan, "ülkenin acil meseleleri nedeniyle üzerinde duramadıkları "nı da itiraf ettiği konuşmasında şunları söyledi:
"Bugün hala ülke olarak bedellerini ödediğimiz, geçmişteki bazı yolsuzluklar, bazı yasaklar, 'devlet sırrı' tanımının ardına saklanarak yapılmıştır. O uygulamaların, o yaklaşımın tabii sonu olarak, insanımızın ekmeği küçülmüş, kendisi de yoksul hale gelmiştir. Ülkemizin acil meseleleri yüzünden üzerinde yeterince duramadığımız bu mesele, bize göre çok ama çok önemlidir.
Bize göre, 'sırlar dünyası', açık ve şeffaf bir yönetimin, demokratik bir hukuk devletinin bir düzeni olamazdı. Şeffaf devlet yönetiminin hayata geçirilmesinin ilk adımlarından biri olarak Bilgi Edinme Hakkı Yasasını geldiğimizde yürürlüğe koydum."
Başbakan Erdoğan, bazı AKP milletvekillerinin, siyasetin finansmanında daha çok şeffaflık sağlanması ve mal bildirimine ilişkin hazırladıkları yasa teklifine de değinerek, bunu önemsediğini belirtti.
"KERKÜK TÜM IRAK HALKININDIR"
Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında iç ve dış gelişmeleri değerlendirdi. Bazılarının Türkiye'yi Irak'a komşu olarak değerlendirirken, tribünde olanları bitenleri seyreden veya seyretmesi gereken bir ülke konumuna getirmek istediğini belirten Erdoğan, "Kusura bakmasınlar; dün sıkıntıya düştüklerinde 'ne olur gelin, şu derdimizi halledin' diyenler, şimdi bu ifadeyi nasıl kullanma durumuna düşüyorlar. Irak ile komşuluk haklarımız, öyle sıradan bir ülkenin haklarına benzemez" dedi. Erdoğan, Irak konusunda genel görüşme talebinde bulunduklarını ifade etti. Irak'ın tüm yeraltı ve yerüstü zenginliğinin Irak halkının bütününe ait olması gerektiğini vurguladıklarını, bununla kalmayıp "Kerkük belli bir etnik unsura ait olamaz. Kerkük tüm Irak hailenindir tüm Iraklılarındır' dediklerini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fakat gördüğünüz gibi son zamanlarda Kerkük ile ilgili bazı demografik değişim süreci içine, bunun gayreti içine girenler var. Bu konudaki hassasiyetlerimizi geçen hafta içinde özellikle vurgulamayı görev telakki ettim. Tabii bazıları, Türkiye'yi Irak'a komşu ülke olarak değerlendirirken sadece tribünden olanları, bitenleri seyreden bir ülke veya seyretmesi gereken bir ülke konumuna getirmek istiyorlar. Kusura bakmasınlar. Dün sıkıntıya düştüklerinde; Türkiye olarak 'ne olur gelin de şu derdimizi halledin' diyenler, şimdi bu ifadeyi nasıl kullanma durumuna düşüyorlar?" dedi.
Demokrasinin yaraları kanıyor
301. MADDE
Toplumun hemen tüm kesimlerinden itirazın yükseldiği ve değiştirilmesi gündeme gelen TCK 301. maddede henüz hiçbir değişiklik yapılmadı. Yasanın yürürlüğü girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden beri onlarca kişi devlet ve kurumlarını tahkir ve tezyif suçunu düzenleyen 301. madde kapsamında mahkemelere çıktı. Beraatle sonuçlanan davalarda mahkemeler suçlanan ifadelerin düşünceyi ifade ve yayma özgürlüğü kapsamında bulunduğuna işaret etti. Bu maddeden onlarca kişinin yargılaması ise sürüyor.
YÜZDE 10'LUK SEÇİM BARAJI
TECRİT SÜRÜYOR
AİHM'DEN MAHKÛMİYET YAĞIYOR
GÖÇ ZARARLARI ÖDENEMİYOR
BİRGÜN
PKK ile sıcak çatışma ortamının yaşandığı dönemde terör nedeniyle köylerini boşaltmak zorunda kalanların büyük çoğunluğuna da uğradığı zarar hakkıyla verilemiyor. Valilikler bünyesinde kurular zarar tesbit komisyonlarının belirlediği zararlar eksik bulunurken bazı başvurucuların başvurusu dahi kabul görmüyor.Hak ihlalleri nedeniyle taşınan davalarda davalı sandalyesine oturtulan Türkiye davalarında yüksek mahkeme ağırlıklı olarak tazminata hükmediyor. Son yıllarda davalarda çeşitlilik görülmekte ise de AİHM baktığı davalarda hak ihlalleri yaşandığına karar vererek Türkiye'yi tazminata mahkum ediyor. AB'ye uyumlu olduğu öne sürülen yeni yasaların da yeterince demokratik olmadığı gerçeği uluslararası mahkemenin kararlarıyla belgeleniyor.2000'in sonlarında "Hayata Dönüş" operasyonu ile uygulamaya konan F Tipi Ce-zaevleri'nde yaşanan tecrit de Türkiye'nin en önemli demokrasi sorunlarından biri olmaya devam ediyor. 12 yıllık İstanbul Barosu avukatı Behiç Aşçı yaklaşık 300 gündür F tipi cezaevlerinde süren tecriti açlığıyla protesto ediyor. Aşçı geri dönülemez aşamaya gelmek üzere. Talepleri de toplumun büyük kesiminden destek görüyor ancak yaklaşan ölüme rağmen F Tipi Cezaevleri için somut öneri ve atılmış adım yok.Yüzde onluk seçim barajı da halk iradesinin yönetime yasımaması sonucuyla demokrasi önünde dev bir engel olarak duruyor. Toplum ve siyasi partiler bu konunun değiştirilmesine yönelik açıklamalar yapıyor, çğrıda bulunuyor ancak yaklaşan genel ve yerel seçimlere rağmen bu konuda da tüm yakınmalara rağmen atılmış somut bir adım bulunmuyor.AB'ne uyum sürecinde değişiklik yapılan ve daha çağdaş ve demokratik olduğu ileri sürülen yeni Türk Ceza Yasası'nın düşünce ve ifade özgürlüğünün karşısına dikilen maddeleri aradan geçen 1,5 yıl ve yaşananlara rağmen henüz değiştirilmedi. Başta 301. madde olmak üzere düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki ergeller varlığını sürdürür ve ağırlığını tüm gücüyle hissettiriyor.Düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engeller ve hak ihlalleri nedeniyle AİHM'nde yüklü tazminatlara mahkum olan, F tipi cezaevlerinde süren tecrit nedeniyle bir hukukçunun emin adımlarla ölüme yürüdüğü Türkiye'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Eksiksiz ve tam bir demokrasi yolunda olduğumuzu" söyledi. Ülkede yaşanan hak ihlalleri ve adaletsizlikler nedeniyle Başbakan'ın sözleri tepkiyle karşılandı.Başbakan Recep Tayip Erdoğan son günlerde gündemin ilk sırasına yerleşen Kerkük konusunda Irak'lı Kürt yetkililerin "Türkiye içişlerimize karışmasın" şeklindeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kerkük'ün tüm Irak halkının olduğunu dile getiren Başbakan "kurt peşmergelere nasıl baktıy-sak bugün de Kerkük Türkmenlerine sahip çıkıyoruz" dedi. Başbakan Irak'ta terör örgütünün faaliyetlerine seyirci kalınamayacağını da söyledi.Ne yasakların ne yolsuzlukların ve ne de yoksulluğun gerekçesinin, mazeretinin "hikmet-i hükümet" olamayacağını söyleyen Erdoğan, "Biz, hikmet-i hükümet mantığının arkasına saklanan bir hükümet hiç olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Böyle bir niyetimiz yok" dedi.