Yeni gözde müşteri: Yoksullar
Uluslararası sermaye hızla artan emek verimliliğinden kaynaklanan üretim artışına pazar bulabilmek için başta Hindistan ve Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkmakta olan orta sınıflara güveniyor. Sermaye bununla yetinmeyip dünyanın yoksullarını da müşteri yapabilmenin peşine düştü. Bu konudaki raporların ve kitapların sayısında artış görülüyor.
Bu çalışmalarda geleneksel politikalar (bedava eğitim, bedava sağlık, bedava ulaşım gibi) eleştiriliyor ve yoksulların "müşteri" yapılarak kalkındırılabileceği iddia ediliyor. Dünyada yoksulluk içinde yaşayan insanların sayısına ilişkin rakamlar farklı. Son bir çalışmaya göre yerel satınalma gücüne göre geliri yılda 3 bin doların altında olanlar yoksul kabul edildiğinde sayı 4 milyara ulaşıyor ve bu sayı dünya nüfusunun yüzde 72'sini oluşturuyor. Brezilya'daki yoksulların geliri günde 3.35 dolardan az. Bu rakam Çin için 2.11, Gana için ı.8g,Hindistan için ise 1.56 dolar. Bu 4 milyar insanın 5 trilyon dolarlık bir küresel tüketici piyasası oluşturduğu hesaplanıyor. Geliri 3 bin ile 20 bin dolar arasındaki 1.4 milyar kişi ise 12.5 trilyon dolarlık bir piyasa oluşturuyor.
Yoksullar piyasası daha ziyade kırsal kesimden oluşuyor ve bu insanların çoğunluğu Asyalı köylüler. Yoksulların harcamalarının ana kalemini gıda oluştururken, gelir arttıkça gıda harcamalarının görece önemi azalıyor ve konut ön plana çıkıyor. Ulaşım ve telekomünikasyon harcamaları ise hızla yükseliyor. Çünkü insanların yaşadıkları yerlerden hastanelere, kent merkezlerine vb. gidebilmek için uzun mesafeleri aşmaları gerekiyor. Telekomünikasyonun hızla büyümesinin arkasında ise cep telefonu satışlarının artması yatıyor. 2000 ile 2005 yılları arasında gelişmekte olan ülkelerde cep telefonu abonelerinin sayısı 5 kattan fazla artarak 1.4 milyara ulaştı. Sağlık harcamalarının ise yarısı ilaca gidiyor.
Ortadoğu da dahil edildiğinde Asya yoksullar piyasasının ana gövdesini oluşturuyor. Burada 2.86 milyar yoksul insan var ve toplam gelirleri 3.47 trilyon dolar. Bu 2.86 milyar yoksul insan bölge nüfusunun yüzde 83'ünü oluştururken, toplam satınalma gücünün ise yüzde 42'si anlamına geliyor.
Doğu Avrupa'nın durumu Asya'ya kıyasla daha iyi. Burada 254 milyon yoksul insan var ve bunlar 458 milyar dolarlık bir piyasa oluşturuyor. Yoksulların Doğu Avrupa'nın nüfusuna oranı yüzde 64, bu yoksul nüfusun gelirlerinin toplam gelire oranı ise yüzde 36. Latin Amerika'da ise 3 60 milyon yoksul var ve piyasa değeri 509 milyar dolar. Burada ilginç olan nüfusun yüzde 70'ini oluşturan yoksulların toplam gelirin sadece yüzde 28'ini alabiliyor oluşu. Bu görece oldukça eşitsiz bir gelir bölüşümü anlamına geliyor. Afrikada nüfusun yüzde 95'i yoksul. Bu 486 milyon insan 429 milyar dolarlık bir piyasa oluşturuyor.
TÜRKİYE'DE YOKSULLUK
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2005 yılını kapsayan Yoksulluk Çalışması'na göre Türkiye'de 623 bin kişi açlık, 14 milyon 681 bin kişi ise yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 10 bin kişi ise hayatını günde 1 doların altında bir harcama ile sürdürmeye çalışıyor. TÜİK tarafından 2005 yılında 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırı 190 YTL, aylık yoksulluk sınırı ise 487 YTL olarak belirlendi. OECD'nin verilerine göre de Türkiye'nin 2005 yılı milli geliri cari kurlarla 343.6 milyar dolar olarak hesaplandı.
Birgün Ekonomi