Meclisi 8 kişi seçecek!

Türkiye'de demokrasinin sağlıklı işlemediği, yaşadığımız milletvekilliği genel seçimi sürecinde bir kez daha ortaya çıktı. 22 Temmuz Pazar günü sandık başına gidecek 41 milyonu aşkın seçmen, kendi istediği isimler için değil, siyasi parti liderlerinin belirlediği isimler için oy atacak. Yapılan kamu oyu yoklamaları sandığa aynen yansırsa, yeni Meclis'te AKP, CHP, DSP, MHP, DP ve DTP'li milletvekilleri olacak. Böylece, milletvekillerinin kim olacaklarını, bu 6 siyasi partinin genel başkanı ve eş genel başkanı olan 8 kişi belirleyecek.
Sağlıklı bir demokraside, ya partilere üye olanların tamamı, ya da parti üyelerinin belirlediği delegeler tarafından seçilecek adayların listelere konulması ve onların Meclis'e temsilci olarak gönderilmesi gerekiyor. Adayların parti üyeleri tarafından belirlen-memesi, milletvekili seçilenleri liderlerin karşısında güçsüz ve kişiliksiz bir konuma sürüklüyor. Bu kişiler, kendilerini Meclis'e getiren liderlerine kayıtsız şartsız bir bağlılık sergiliyor ve gelecek seçimlerde yine listelere girebilmek adına onların sözünden çıkmıyor.
Adayların lider tarafından belirlenmesi, liyakat sahibi kişilerin politikaya atılmasının önünde de ciddi bir engel olarak görülüyor. Alanında uzman bir çok kişi lidere sadakate dayalı bir politikanın içinde yer almak istemiyor.
BARAJ AYRI BİR DERT
2007 genel seçimi de, 1980 askeri darbesinden sonra yapılan tüm genel seçimler gibi yüzde 10 barajı uygulanarak yapılacak. Bu durum da demokrasi açısından bir başka sorun oluşturuyor. AB ülkelerinin bir bölümünde hiç seçim barajı yok, bir bölümünde ise yüzde 3 ile 5 arasında barajlar uygulanıyor. Bizdeki çok yüksek seçim barajı yaklaşık 4 milyon oy almayan partinin Meclis'e temsilci sokmasını önlüyor. Yüksek baraj, istikrar adına getirilmişti, ancak önemli bir istikrarsızlık kaynağı oluşturuyor.
Türkiye Milletvekillerini İzleme Komitesi 8. Zirvesi yapıldı
Milletvekillerini ve Seçilmişleri İzleme Komiteleri Derneği (TÜMİKOM), örgütlü olduğu il seçim bölgesi temsilcileri ile Antalya'da yaptığı "TÜMİKOM Türkiye 8. Zirvesinde 22 Temmuz'da yapılacak olan erken seçim değerlendirildi ve izlenecek çalışma yöntemleri belirlendi.
SEÇMEN İRADESİNİN ÖNEMİ
Son bir ay içinde kamuoyunda yaratılan gergin siyasi gündemin, sorunları ertelemekten ve derinleştirmekten başka bir işe yaramayacağına dikkat çekilen zirvede, Türkiye demokrasisinin geleceğinin öncelikle devletin vatandaşıyla barışık olmasına ve vatandaşına güvenmesine bağlı olduğu savunuldu. "Türkiye toplumunun ulaştığı demokratik bilinç ve gelişime çözümsüzlük ve politik kaos üretmeye devam eden 82 Anayasası artık dar gelmektedir" diyen TÜMİKOM Genel Koordinatörü Mustafa Durna Bu güvensizliğin kaynağı olarak da 82 Anayasası'nı gösterdi.
SEÇMEN ÖZGÜRLEŞMELİ
TÜMİKOM'un, 22 Temmuz'da gerçekleşecek erken seçimin eşit olmayan koşullarda ve anti demokratik Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu ile yapılacağının farkında olduğunu vurgulayan Durna, "Erken
seçim süreci göstermektedir ki; partiler kalan kısa zaman nedeniyle önseçim yapamayacak ve milletvekili adaylarını çok büyük oranda merkezi olarak belirleyeceklerdir. Bu az da olsa gelişmekte olan parti içi demokrasi alışkanlıklarını bitirecektir. Milletvekili adayının geleceği parti lideri ve merkezinin insafına terk edilmiştir. TÜMİKOM bu şekilde seçilecek milletvekilinin; kendisini seçen seçmenden daha çok parti liderine hizmet edeceği kaygısını taşımaktadır" şeklinde konuştu.
SEÇİM BARAJI KALDIRILMALI
Zirvenin sonuç bildirgesinde öne çıkan unsurları Durna şöyle sıraladı: "Dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan yüzde onluk seçim barajı kaldırılmalıdır. Devlet desteği alan partilerle, diğer partiler eşit olmayan koşullarda seçime katılmaktadır. Milletvekili dokunulmazlıkları kürsü dokunulmazlığı dışında kaldırılmalıdır. Partiler milletvekili adaylarının belirlenmesinde seçici olmalıdır."
MECLİS PERFORMANSINA DENETİM
TÜMİKOM bundan önce olduğu gibi bu seçimden sonra da partilerin ve tek tek bütün milletvekillerinin meclis performans raporlarını hazırlayıp seçmene bildireceğinden halkın kuşkusu olmaması gerektiğini savunan Durna şöyle sözlerine şöyle devam etti: "TÜMİKOM gönüllü il seçim bölgesi temsilcilikleri aracılığı ile, her il temsilciliği illerinin sorunlarını seçmen ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile belirleyecek, milletvekillerine yerel çalışma planı hazırlayacaktır. Yerelde milletvekillerinin seçmene verdikleri sözlerin takipçisi olacak ve her yasama yılı sonrasında gelişmeleri, seçmene hazırlayacakları yerel milletvekili izleme raporu ile duyuracaktır".

BEDİA BAYKAL ANKARA