 |
EĞİTİM : : ÖSS değil politeknik eğitim istiyoruz... |
Ekleyen eiao. tarih 2007/6/25 23:24:42 (Okunma 80)
ÖSS değil politeknik eğitim istiyoruz... Geçtiğimiz pazar günü yapılan ÖSS'den sonra üniversite adaylarının adını artık bir yıl boyunca duymak pek mümkün olmayacak. Ülkemizin makûs kaderi midir yoksa öğrenci gençliğin eskiye oranla sesinin kısıklığındandır bilinmez ama bir gerçek var ki haklı talepleri için içlerinde susmayanları da bulunuyor. Onlar, "gecelen gülmek uasaksa bize / uasaksa bize gülmek şehirlerce / geceleri de değiştiririz / şehirleri de" diyecek kadar kendilerinden emin adımlarla geliyor.
Geçtiğimiz aylarda başta İstanbul olmak üzere İzmir, Mersin, Malatya, Bursa, Ankara ve Kocaeli'nden yükselen "ÖSS'ye İnat Yaşasın Hayat" sloganlarını duyunca sessizliğinde kısa bir süre sonra yok olacağını düşünmemek elde değildi. Hele ki Kadıköy'deki miting sonrası coşkularına diyecek yoktu. Sınav sonrası yakaladığım Dev-Lis Kolektifinden ikisi kadın biri erkek üç gence ÖSS'deki 180 sorudan sonra üç-beş soru da ben sordum. Elif, Miray ve Emre'de cevapladı...
»Biraz kendinizi tanıtır mısınız? Elif:
»Bu arada sınavınız nasıl geçti onu sorayım?
»Yanılmıyorsam bu yıl ÖSS'ye 1 milyon 640 bin 259 kişi girdi bu rakam siz i korkutuyor mu?
Miray:
Emre:
müzdeki yıllarda büyük bir sosyal patlamayı getirecek koşulları yaratıyor.
»Nasıl bir hazırlık dönemi geçirdiniz sınav öncesinde?
Miray:
Emre:
»Geçtiğimiz günlerde ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, "sorular bu sene daha kolay" demişti. Sizce sorular nasıldı?
Miray:
'OKUL-DERSHANE-EV ÜÇGENİNDE ESARET'
»Sosyal hayatınızda ne gibi değişiklikler yarattı ÖSS hazırlıkları?
Emre:
»Çay içmeye zaman ayıramıyordunuz öyle mi?
Elif:
»ÖSS'yi protesto ediyorsunuz. Son eylemi biraz anlatır mısınız?
Miray:
»Aileleriniz biliyor mu eylemleri yaptığınızı?
Emre::
»Siz DEV-LİS imzasını kullanıyorsunuz. Genç Umut, İstanbul Liseli Gençlik Platformu, Sosyalist Gençlik, Gençlik Federasyonu, Emek Gençliği vb. gruplarda var. Farkınız nedir?
Elif: Bu saydıklarınız bizim yoldaşlarımız ve alanlarda omuz omuza yer almaktan gurur duyuyoruz, kimi zaman da aynı okulda birlikte hareket edebiliyoruz zaten. Sonuçta bizler temelde devrimci öğrencileriz ve en önemli ilkelerimizden birisi dayanışmadır.
Miray: "Savaşa Değil Eğitime Bütçe" diyerek tüm emperyalist savaşlara karşı olduğumuzu, 9 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur için, "Hepimiz Uğur Kay-maz"ız diyerek Kürt sorununda demokratik çözüm istediğimizi, Türkiye'deki her sorunun "zapt-ı rap" altına alınmasına karşı askeri ve militarist yönetim şekillerine karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz ki bunlar pek de liseli öğrencilerden beklenmeyen taleplerdir.
Emre: Dev-Lis Kolektifi olarak bu taleplerle okullarımızda, gittiğimiz dershanelerimizde hem akademik hem siyasal çalışma yürütmekteyiz. Okullarımızda faşizan çeteleşmeye karşı demokrasi mücadelesi öncelimizdir.
»Diğer öğrenci örgütlenmeleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Ortak eylemler yapabildiniz mi hiç bu smav öncesinde?
Elif:
»ÖSS protestoları neden hep Mayıs ve Haziran aylarına sıkıştırılıyor? (tam bu soruyu sorduğum sırada Miray'ın babasının ağırlaştığına dair bir telefon aldık haliyle Miray acilen gitmek zorunda kaldı)
Elif:
»Sizde de durum aynı değil mi?
Emre:
»Şu an neler hissediyorsunuz bir gün öncesinden farklı olarak?
Elif:
'EĞİTİM SİSTEMİ ROBOT ÜRETİYOR'
»ÖSS'nin yerine ne istiyorsunuz?
Emre:
Tamam, şimdi bu kadar sohbetin ardından iki soru da ben size soracağım. 180 soruyu ÖSS'de cevaplamış çocuklarsınız ne de olsa! (gülüşüyoruz) Bunları da iki dakikada çözersiniz sanırım.
»Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın "Türk milleti yaşadığı toprakları ve milletini sever. Hiç kimse ama hiç kimse, vatanını ve milletini seven insanları yadırgamasın. Zira bu insanlar yanlış yoldadır" sözlerine göre bu ülkede yanlış yolda olan kimlerdir?
a) Vatanını ve milletini seven insanlar
b) Türk Milleti
c) Kürt milleti
d) Türkçe dilbilgisi uzmanları
e) Bu tarz sorular sorarak halkı askerlikten soğutmaya çalışan ÖSYM yetkilileri
Elif-Emre:
»Türkiye'nin en büyük barajı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Atatürk Barajı
b) Keban Barajı
c) %ıo Seçim Barajı
d) Çankaya Barajı
e) Çubuk Barajı
Elif-Emre:
* serotinin:
AYŞEGÜL SAVAŞTA kronikmuhalif.com yazari istanbul.cg@hotmail.com
wWw.BirGun.Net
Tıpta vücuttaki mutluluk hormonu olarak bilinir.C şıkkı diyoruz. Yıkılmasını istediğimiz tek barajdır bu kendisi. Yıkılmadığı her gün akarsuların, nehirlerin ve ırmakların, yağmur sularının değil demokrasi isteyen halkın önüne örülmüş bir barajdır yüzdeıo barajı.Kesinlikle E şıkkı diyoruz."ÖSS Hayır" demek salt her yıl yaşatılan sınav sistemine "hayır" demek değildir. ÖSS, bu sistemin çarpıklığının en açık yüzüdür. "ÖSS'ye Hayır" demek paralı eğitime itirazdır. Eğitimin özelleşmesine karşı çıkıştır. Ezberci eğitime istememektir. Tüm bunların olabilmesi için okullarımızdan neo-liberal politikaların uygulayıcılarının ellerini çekilmelidir.
Elif: Evet "ÖSS'ye Hayır" diyoruz bunun yerine politeknik eğitim istiyoruz. Bu ne demektir. Çok yönlü eğitimdir. Biraz açarsak; politeknik eğitimde uygulama teori arasındaki ilişki, hayatın ve üretimin esaslarının bilimsel şekilde kavranışına dayanır. Yani, eğitimdeki başarı üretimin bilimsel şekilde kavranmasıyla mümkündür. Bu bilimsel kavrayış sürecinde eğitim üçayak üzerine oturtulur: beden (fiziksel), zihin (bilinçsel) ve estetik (sanatsal). Bu üç boyutta eğitimden verimli sonuç, ancak eğitimin üretim ortamlarında teori ile uygulama arasında denge laırmasıyla alınabilir. Dolayısıyla politeknik eğitimde çok yönlü insan, bulunduğu her üretim ortamını eğitim ortamı olarak düzenlemesiyle, her üretici eylemden bir şeyler öğrenmesiyle yetişebilir. Üretimin kolektif ölçüde nitelik ve niteliğini artırmaya yol açar. Özetle bugünkü eğitim sisteminde robot üretiliyor. Politeknik eğitim sisteminde ise üreten insan yetiştirirsiniz.
Emre: Tabi anlattıklarımız bu sistemde mümkün değildir. Politeknik eğitim verildiği bir sistemde yeni Hrant Dinkleri katledecek Ogün Samastlar yetişmeyecektir. Olsa olsa yeni Denizler, Mahirler yetişir...Kısmi bir rahatlama yaşıyoruz, ancak şimdide puan heyecanı ve tercih heyecanı baş gösterdi. İlk fırsat da Dev-Lis olarak stres atmak için piknik düzenleyeceğiz. Amaç birlikteliği süreklileş-tirmek, yan yana gelebilmenin koşullarını yaratmak mücadele ondan sonra başlayabiliriz. Yoksa tek başına ne kadar çabalasan yetmez.Biz böyle düşünmüyoruz, biz anlayış olarak örgütsel bağımsızlığımızı en iyi şekilde kullanıyoruz. Ve eğer biz Dev-Lis Kolektifiysek dershane ve liselerde örgütlenme çalışmaları yürütüyorsak bu alanların açık olduğu her gün çalışma yü-rütmeliyiz. Bu anlayışı hayata geçirdik sayılır. Örneğin Kocaeli Dev-Lis Kolektifi olarak Şubat ayında "ÖSS'ye Hayır" kampanyası düzenleyip imza stantları açtık, okulların ikinci öğretim döneminin hemen başında "Hayat ÖSS'ye Sığar Mı?" başlıklı bildiriler dağıtık Kocaeli sokaklarında.
Elif: Eş güdümlü olarak İstanbul'daki Dev-Lis Kolektifliler de dönem içinde sıkça alanlara çıtalar, kampanyalar düzenlediler, 6 Kasım öncesi liselerde özel çalışmalar örgütlendi. Dev-Lis Kolek-tifi'nin düzenli çıkan ve öğrencilerin emeklerinin ürünlerinin yansıtıldığı Demokratik Lise Yolunda Devrimci Liseliler isimli bir dergisi var.İşte sonunda yakalandık. Evet, oldukça haklısınız bu sorunuzda. Tüm ÖSS karşıtı çalışmalar mayıs ve haziran aylarına sıkıştırılıyor genellikle. Solun eylem takvim mayıs ayında azalıyor ve bu özel günlerin geçmesinden sonra gençlik örgütlenmeleri serbestlik kazanıyor ve önlerinde yıkılması gereken ilk duvar olarak ÖSS görüldüğü için ÖSS protestoları bu aylara sıkışıyor.Diğer gençlik örgütlenmeleriyle bu anlamda bazı farklı düşüncelerimiz var ama bu hiçbir zaman yan yana gelmemize engel oluşturmuyor. Ortak eylemler yapıyoruz. Ancak muhakkak ki istenilen düzeyde değildir bunlar. Bunda Türkiye sol sosyalist hareketin çok parçalı olması bir eleştirel durum yaratıyor olsa da bir araya gelememesinin önünde engel değil. Ki bunu en son 9 Haziran'da hemen hemen tüm lise örgütlenmeleri ile ortak eylem yaparak kanıtladık diyebilirim. Bu eylem en azından son 10 yılda tüm grupların bir araya gelebildiği miting oldu.Kimimizin ailesi biliyor, kimimizin ise hiç bilgisi yok. İlk etapta karşı çıkan aileler bir süre sonra anlayışla karşılıyorlar, yayınlarımıza bakıp yaşamımızdaki olumlu değişimleri fark ettikçe geçmiştekilerden farklı davranıyorlar.Oldukça güzel bir eylemdi biz de kendi yerelimizde bunun çalışmalarını yaptık, bu süreçte kendi kabuğunda yaşayan liseli dershaneli arkadaşlarla tanışma imkânı bulmamız mutluluk vericiydi. Ayrıca diğer liseli arkadaşlarımızla aynı alanda aynı hedefte birleşmekte oldukça moral oldu bizim için.
Elif: Daha önceden fısıltılarla konuşarak yürüdüğümüz o sokaklarda, caddelerde talebimizi haykırmak tam bir coşku denizinin ortasında kalmışız gibi hissettirdi bize. Asıl önemlisi uzun bir süre sonra Kocaeli'nden ÖSS duvarına bir yumruk indirildiğini düşünmemizdir. Mutluluk verici olan da bu.
Miray: Bir nevi serotinin (*) salgımız da patlama oldu bile denilebilir, (gülüşüyoruz)Tabii ya hakikaten öyle. Kafasını kitaplardan kaldıramayan arkadaşlarımız vardı. Yalnız biz Dev-Lis Kolektifliler olarak kimi zaman bu durumu deliyorduk. Çünkü hayatımızın bu kadar esaret altına alınmasına izin veremezdik.
Miray: Yaşamanızdaki tüm melodi, okul ve dershane zili kimi zaman da sınav bitti gongu oluyor. Hatta kar yağdığında dışarı çıkıp kartopu bile oynayamazsınız hasta olup dershaneye gidemezsiniz düşüncesiyle. Peki ama hayat ÖSS'ye sığar mı?
Elif: 12 yıllık eğitim ve öğretim yaşamımız nasıl olur da 3 saate sığdırılır? Peki o altın değerindeki 3 saatte olmadık iş geldi başımıza ne olacak onlarca ay yıl, 3 saati karşılayamayacak mı?
Emre: Bu yüzden bizler hem kendi, hem de diğer arkadaşlarımızın geleceğini düşündüğümüz için bu sistemin karşısındayız. Yıllardır eleştiriliyor biz de artık bu sisteme bir çözüm bulunmasını talep ediyoruz. Hiç kimse bundan önceki sınavlarda kaybedenlerin neler yaptığını araştırıyor mu? Hakikat oradan çıkacak sonuçlarda yatıyor bizce.Sosyal hayatımızda değişiklik yarattı tabii ki ancak bu öyle büyük alt üst oluşları getirmedi çünkü bizler örgütlü insanlarız. Ne yaptığımızı neden yaptığımızı gelecek için neler düşündüğünü bilen öğrenciler olarak hazırlanıyoruz bu sınava.
Elif: Değişiklik şöyle oldu diyebiliriz. Okuldan dershaneye, dershaneden eve gibi bir kısır döngü ve tek düzelik yarattı. Arkadaşınızla bir yudum çay içip sohbet etmek lüks oluyor.Kolay görecelidir bildiğiniz gibi. Kime göre kolay önemli olan soru bizce budur. Özel okulda 15 kişilik sınıflarda okuyan ile 70 kişilik derslikte eğitim görenin arasında "kolay" kavramı aynı olmasa gerek. Geçen sene sınava giren olmadığı için aramızda bu yüzden pek karşılaştırma yapamayız açıkçası.Üniversitedeki öğrenci ağabeylerimiz ve ablalarımızın da yardımlarını unutmamak gerekiyor. Çok emekleri var üzerimizde ki onların verdiği emek karşılıksız, saf ve temiz bu yüzden çok anlamlıdır o insanlar. Elif: Sözel sorular için kitap okumayı tavsiye ederim oldukça yararlı olduğunu gördüm.Lise 2. sınıfta başladık genelde biz çalışmalarımıza. Tabi bu evre öyle yoğun olmuyor. Genellikle son seneye bırakıyoruz. Genellikle okulda derslerimizle ilgileniyoruz diğer yandan da dershanede ÖSS'ye yönelik çalışıyoruz.Aslına bakarsanız bizi ürküten tarafı şu. Birincisi bunca insan yarıştırılıyor. Hâlbuki eğitim ve öğretim hakkı denilen bir olgu var yarıştırma mantığı bu hakka saygısızlıktır ve eşitsizlik yaratır. Ki, zaten koşulların eşitsizliği ortada. İkincisi bu yarışı kaybedecek olanların sayısı çok yüksek. Üçüncüsü de bu kaybeden insanlar önü-Sınavı bir at yarışına çevirdikleri için sayı ürkütücü, hepsi bizim gibi iyi bir eğitim almak ve okuduktan sonra iş imkânı arayan arkadaşlarımız.Emre: Kendi aramızda sınavdan sonra konuştuğumuzda şöyle bir şey çıktı onu söyleyebilirim. Ne çok iyi geçti ne de çok kötü geçtiğini söyleyebiliriz. Sınavı kazanmayı seneye erteleyen arkadaşlarımız da var. Bu yıl kazanacağı kesinleşenlerde var. Onlar bizi bu yıl sevindirecekler diğerleri önümüzdeki yıl.Ben tanıtayım hemen isterseniz. Erkek arkadaşımız Emre diğer bayan arkadaşım da Miray ve ben Elif. Aslında isimlerimizden ziyade Dev-Lis Kolektifi diye kendimizi ifade etmek daha doğru olur. Yaşımız 15 ile 18 arasında değişiyor. Birkaç arkadaşımız bu yıl mezun olduk. Birçoğumuz da önümüzdeki yıl mezun olabilecek durumda. Asıl ortak noktamız geleceğimizden kaygı duyuyor olmamız ve bunun için örgütienmek gerektiğine inanıyor olmamızdır. |
|
|
 |
İlgili Linkler |
|
|