
Öğretmenler eğitim piramidinde kadrolu, sözleşmeli ve ücretli diye üçe ayrılmış durumda... En zor durumdakiler de " Mevsimlik işçi gibi çalışıyoruz" diyen ücretliler...
Onlar "Bir kelimelerine bin yıl köle olduğumuz" öğretmenlerimiz. Kimisi anne babasının izinden giderek bu mesleği seçmiş, kimi de öğretmenine duyduğu sevgiden. Nedenleri ne olursa olsun onlar işlerini çok seviyor. Ancak öğretmenler artık sadece kadrolu olarak çalışmıyor. Aralarında kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil, usta öğreticiler diye ayrılıyorlar. Son yıllarda ise daha çok ücretli ve sözleşmeli öğretmen sözlerini duyar olduk. Birer yıllık sözleşmeler karşılığı çalışanlara "sözleşmeli öğretmenler", verdikleri dersler karşılığında ücret alanlara ise "ücretli öğretmenler" deniliyor. İşte bu iki grup kendilerini yalnızca öğretmen olarak tanımlamıyor. Başlarına bir de "modern köleler" ve ücretliler "mevsimlik öğretmenler" tanımlarını ekliyor. Bir de yıllar önce mezun olmalarına rağmen bir türlü mesleğe başlayamamış olanları var ki onlara da "işsiz öğretmenler" diyoruz. Sayılarının 200 bini aştığı belirtiliyor. Bu dosyada onların sorunlarını, neden kendilerini köle gibi hissettiklerini, kadrolu öğretmenlerle aralarındaki farkları, yaşadıkları gelecek korkusunun nedenlerini bulacaksınız.
1 KADROLU YERİNE 3 ÜCRETLİ ÖĞRETMEN
Öğretmenlikte en alt statüdekiler ücretli öğretmenler. Okulların açık olduğu günlerde çalışıyor ve sigortaları yatırılıyor. "Mevsimlik işçi gibiyiz" diyorlar.